Çarşamba, Temmuz 27, 2016

Şikayet | Kelebek Mobilya

Yazmayacaktım aslında, ama bugün yazmam gerektiğine karar verdim. 
Düğünden önce (14 Nisan 2016) Tarihinde Marmaris Kelebek Mobilya'dan yemek odası aldık.
Öncelikle kendi hatamı söylüyorum ürünün teşhir ürünü yoktu görmeden katalogdan beğenerek aldım. Ama tabi şuna güvendim, Kelebek Mobilya teşhirdeki tüm ürünleri gayet iyi durumdayken  kötü ya da sorunlu olabilir mi?
Siparişimizi verdik, satış temsilcisi ile ilgili en ufak bir sorunumuz şikayetimiz yok zira kendisi bize elinden geldiğince her aşamada yardımcı oldu.

Altı üstü 1 masa, 1 orta sehpa, 6 sandalye vebir de tv sehpası aldık. Mobilyalarımın maksimum 3-4 hafta içinde geleceği söylendi, teslim tarihi 17 Mayıs 2016.
Ancak eksiklerle geldi 6 Tane sandalye aldığım halde sadece 2 sandalye geldi, ayrıca orta sehpa da almıştım ancak o siparişlerden çıkmadı, daha sonra gelecek dendi.
Eksik sandalyelerim de 1 hafta içinde gelir dendi ancak fabrikadan çıkmamıştı, onları da sanırım haziran başı gibi teslim aldık. Sağolsun satıcı hanım bana teşhirden 2 de sandalye ayarladı da 4 sandalyeyle idare ettim bir süre..
Neyse asıl olay şimdi başlıyor. Maalesef mobilyalar çokta kaliteli değil.. Görsellik süper ama işçilik çok kötü. Mobilyalar mat beyaz renkte ve hem orta sehpamda hem masamda kocaman yağlı yağlı lekeler ve dalgalanmalar var ve masanın iki kenarı tam olarak yerine oturmuyor...
Mayıs ayında bu durumu bildirip değiştirilmesini talep ettim, baktılar tamam dediler.. (2 ay geçti üzerinden) Bugün geldiler değiştirmeye sehpanın tablası gelmiş masa tablası yine yok. Fabrika yollamamış onay verdiği halde..
Ve maalesef gelen sehpanın da ufak tefek hasarları var (ki artık görmezden geliyorum)
Altı üstü 1 masa tablası ve 1 sehpa tablası yollayacaklardı hasarsız..
Tv sehpama 1 damla su damlamış kenarı kalktı.. Sehpada yapışkan izleri duruyor ve ufak sıyrıklar var...
Hani ne diyim, napıyım, açıp mağazaya mı söyleniyim, fabrikaya mı küfrediyim bilemedim.


Demem o ki ne kimseye Kelebek mobilyayı tavsiye ederim, ne bir daha evime herhangi bir ürününü sokarım...




Salı, Temmuz 19, 2016

Gözlükler Dünyaya Nasıl Baktığınızı Anlatır

Yaz tüm hızıyla devam ederken bu senenin popüler stilleri belli olmuş gibi görünüyor.  Tatil sezonunun başlarında yaşanan yeni modayı keşfetme çabası ve bocalama döneminin ardından bu senenin tarzı artık şekillenmişe benziyor. Yaz dendiğinde akla gelen tartışmasız ilk aksesuar olan güneş gözlüğünün prestijli ismi Atasun Optik, bu yazın tarz haritasını çıkardı bile. Çok satan modelleri ve yükselen trend markaları dikkate alarak hazırladığı bu listede, sizden ya da bir tanıdığınızdan bahsedildiğini hissetmeniz oldukça mümkün. Listede yer alan gözlük modellerinin tamamını Atasun Optik’in resmi sitesi olan Atasunoptik.com.tr adresinde bulabileceğinizi hatırlatıyor, sizi bu senenin tarz keşfine davet ediyoruz.


1- 2016 modasını yakalamış, enerji dolu kadın:


 
Seen secf38 dd

Hem modayı takip eden hem de kendi stilini taşımayı bilenlerin tercihi, cesur renklerde klasik bir model. Yazınıza biraz daha renk katmak istiyorsanız bu modele mutlaka bir göz atmanız gerekiyor.


2- Klasiklerden vazgeçemeyen ama klişelerden de sıkılmış erkeklerin tercihi:



Rayban rb 4171

Risk almayı sevmeyen ama yeni trendlerden de geri kalmayanlar için modern bir klasik. Geleceğin klasiklerinden biri olmaya şimdiden aday.

3- Gönlü nostaljiden, aklı modernlikten yana olan kadınlar:


Tommy Hilfiger 1363/s k2w 54

Yeşilçam’ın havalı aktrislerinin gözlük desenleri, yeni nesil saydam saplar ile bir araya geldi. Karakterini yansıtmayı sevenler için bu yazın tercihi bir Tommy Hilfiger.


4- Enerjisi ne gündüz ne de gece bitmeyen temposu yüksek erkekler:


Oakley 9263 926305 63

Gözlüğü görür görmez gözünüzde bir karakter belirdi değil mi? İşte her yerde kendini belli eden o sportif kişi, bu yaz da seçimini güçlü bir renk ve sağlam bir formdan yana kullanıyor. Gece gündüz yanından eksik etmeyeceği bir Oakley ile tarzını yansıtıyor.


5- Dünyayı biraz daha renkli görmeyi her zaman tercih eden kadınların tercihi: Renkli camlar.


Heritage hsaf18 bb

Kadınlık ve kadınlığın gücünü temsil eden renk olarak mor… İşte modası hiçbir zaman geçmeyecek bir birlikteliğin iki tarafı. Kadınların uzun yıllara dayanan bu sevgisi, bu yaz yeniden sokaklar ve plajlarda görünüyor.



Pazartesi, Haziran 27, 2016

Gelin Tacım & Çiçeğim & Ayakkabım

Bunları da paylaşınca düğün ile ilgili ufak detay kalmayacak sanıyorum:)
Fotoğraflarımız da geldi bir sonraki postta da onları ve düğün hikayemizi paylaşacağım:)

Gelin Tacımı görmeden aldım, daha doğrusu aldırdım.
Düğüne 10 gün kala Annecim ve Babacım İstanbuldayken benim amanın tacım yok diye haykırmama istinaden Oleg Cassini'den aldılar. Çok sevdim çok zarifti... Duvağımla da eşsiz bir uyum sağladı.
Ama bu fotoğrafları çekerken farkettim ki hafiften sararmış.



Gelin çiçeğimi kendim yaptım. 
Öyle tutup bir çiçeğe 250-500 TL arası vermek bana pek mantıklı gelmedi.
Çiçekleri Eminönü ve English Home'dan alıp karıştırdım.
Duvağımdan artan güpür ile saplarını sardım. Bir kurdelesi daha vardı ama düğün günü düşmüş:)




Ayakkabılarım Studio Rain'den özel yapım. Babet oldukları için zaten rahattılar ama gün boyunca da ayağımı hiç acıtmaması ağrıtmaması çok büyük bonus oldu. Ama şimdi düşünüyorum başka bir ayakkabı da tercih edebilirmişim. El yapımı evet ama bazı yerlerde hataları var ve sadece 1 gün giymeme rağmen üzerinden de bir sürü taşı dökülmüş görüldüğü üzere.





Alttaki fotoğrafı sırf kendim için saklıyorum, nasıl olduğunu unutmayayım diye :)

Düğün mekanı

Çarşamba, Haziran 15, 2016

Nikah Şekerleri & Davetiyemiz

En başından beri biliyordum aslında nikah şekerlerimizi de ben yapacaktım :)
Biraz araştırdım, değişik olsun dedim ve gördüğüm bir fikri uyguladım.
Hem orjinal oldu hem de romantik.
Masa düzenimizde de kafes şeklinde şamdanlar olduğu için çok çok uyumlu oldular.
Misafirlerimize tül keseler içinde dağıtıldı.
Kuş şeklinde magnetler şimdi bir sürü buzdolabını süslüyor :)

Yapım aşamalarını yakında bir video ile paylaşacağım.
Şimdilik fotoğrafları sizlerle.




Davetiyemizi de yine ben tasarladım :) 
Düğünümüzün konsepti toz pembe olduğu için davetiyede de yine pembe tonlar baş roldeydi .
Nikah şekerindeki çiçekler ve renkler her şey aynıydı.


Azıcık ilginiz varsa inanın insan kafasına koyduğu bütün projeleri yapabilir :)

Cuma, Haziran 10, 2016

Kına Gecem | 18 Mayıs 2016

Neredeyse 1 ay olacak, ben hala bi üşengeç ben hala bi mayışmış :)
Sanıyorum üzerimde hala düğün yorgunluğu var...

Düğün fotoğrafları henüz elime ulaşmadı ama çook güzel kına fotoğraflarım var.
Detayların tümüyle ben ilgilendim, herhangi bir organizasyon şirketi tutmadım.
Zaten ufak bir eğlence olsun istediğimiz için çok gerek duymadım.
Neler yaptık dersek; öncelikle denize nazır çok sevimli bir kafe ile anlaştık, o gece için mekanı kiraladık ve dedik ki herşey bizde:)

Süsleme işini ben, ablam, kardeşim ve kuzenlerim birlikte yaptık...

Duvardaki yazıyı, davetiyemi, poşetlere yapıştırdığım etiketleri, kokulu taşların içindeki yazıyı kendim tasarladım.

Misafirlerimize hediyeler için daha önceden karton poşetler almış, bu çantalara etiket tasarlamıştım, onları yapıştırdım. İçlerine birer tane bordo oje, kına paketi ve kuzenimin tasarladığı kokulu taşlardan yerleştirdim.

Hazır çerez paketleri almıştım, onların içine bir akşam oturup çerezleri doldurduk.

Kına sepeti ve kına tepsisi malum hazır aldım.

Kınaları poşette dağıttığımız için sepetin içine el gülleri ve mumları koyduk.

Ben kafalara takılan tüllü taçları pek sevmediğimden, kendim Fatmanın eliyle taçlar yaptım.

2 Tane fes aldım foto çekilirken eğlence olsun diye.

Sahte dolarlar aldım havaya saçılsın diye :) çocuklara iyi eğlence oldu gece sonunda kimin daha çok parası var diye saydılar :)

Bordo renk yazmalar aldım gelenlerin omzuna atılsın, hatırası kalsın diye.

Yeni çıkmış, çiçek tabaklar içinde el mumları aldım..

Tefler aldım, kurdelelerle süsledim.

Testi aldım, içini şeker, bozuk para ve nazar boncuğuyla doldurdum.

Yaptıklarımızın hemen hemen hepsi el emeği oldu, içime çok sindi.













Gel gelelim dış çekim ve geceden fotoğraflara.
Dış çekimlerimizi kardeşim yaptı, gecenin çekimleriniyse Marfod'dan arkadaşı Enver.










Elbisem AlfaBeta (Ben İzmir'den aldım, anca Oleg Cassini'de internette de satılıyor)


Yükleme kolaylığı açısından fotoğrafları küçültmek zorunda kaldım:(